Kimliğinin gelişmesinde çocuğunuza yardımcı olabileceğiniz 10 yöntem

anne-cocuk

Özgüvenlerinin ve özsaygılarının oluşmasında anne ve babası tarafından desteklenen çocuklar hem arkadaş grupları ve çevresi ile daha iyi iletişim kurabiliyor hem de problemlerini çözmek konusunda daha başarılı oluyor. Özsaygısı gelişmiş çocuklar sorumluluk almayı da öğrenir. Kendisine sorumluluk verilmeyen, özgüveni desteklenmeyen ve kendi kimliğini oluşturamayan çocuklar uyumlu bir kişilik oluşturmakta zorlanır, çevresi ile olumlu ilişkiler kurmak konusunda sıkıntı yaşar, ev dışına çıktıklarında bocalarlar.

Çocuğun kimliğinin gelişiminde anne ve babanın rolü oldukça büyük çünkü anne ve babanın tutumları çocuğun benlik algısını etkiliyor. Kimliğinin gelişmesinde çocuğunuza yardımcı olabileceğiniz 10 yöntemi sizler için hazırladık.

  1. Çocuk yetiştirmede ailelerin en sık yaptığı hata özellikle okul öncesinde çocuklarına aşırı kollamacı ve koruyucu davranmaları. Çocuğa sorumluluk vermeyen ya da bazı görevleri yaptırmayan, çocuğun yerine kendisi yapan aileler çocuk okula başladığında çocuğun ürkek, korkak, çekingen davranmasına ve kendi sorumluluklarını alamamasına sebep olabiliyor. Çocuğunuza aşırı kollayıcı, yardımcı ve korumacı davranmayın aksi takdirde çocuk kendisini yetersiz hissedecektir.
  2. Çocuğunuzun özgüvenini geliştirecek alanlara çocuğunuzu yönlendirin. Spor, sanat, müzik gibi etkinlikler hem daha sosyal olmasını hem de kendi yeteneklerini keşfederek kendisine daha fazla güven duymasını sağlar.
  3. Yaşadıkları sıkıntılara duyarlı davranın ve çocuğunuzun yaşadığı sıkıntıların kaynağını araştırın. Kaygıları var ise bunları önemseyin ve kaygılarını ifade etmesini sağlayın. Birlikte çözüm önerileri üretin. Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Onun korku ve endişelerine saygı duyun.
  4. Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Çocuğunuzun sorunları olduğunda yanında olun fakat sorunu kendiniz çözmeye kalkmayın, sorunlarını kendisi çözmesi için çocuğunuzu cesaretlendirin ve ona güvendiğinizi gösterin. Kendisinin yapıcı ve kendine inanan duygular geliştirmesine yardımcı olun. Çocuklarınızı bir işi başarmak için mücadeleye davet edin, kendilerine fırsat verin. Sofra hazırlarken ya da temizlik yaparken, evimizi ya da dolaplarımızı düzenlerken çocuğumuzdan yardım isteyebiliriz, ona ufak tefek, yaşına uygun tarzda sorumluluklar verebiliriz. Böylelikle özgüveninin gelişiminde de etkili olacak bir yöntem uygulayabilmiş oluruz. Örneğin kendisinden bir görevi yerine getirmesini istediğinizde “Sana güveniyorum, sen bu görevi başarı ile yerine getirebilecek güçtesin.” diyerek çocuğu destekleyin. “Sen bunu yapamazsın, beceremezsin. Sen bunu yapmak için yeterince iyi değilsin.” mesajlarını verirseniz çocuğun özgüveninin gelişmesine engel olursunuz.
  5. Çocuğa tehdit eden tavırla yaklaşmayın. Böyle yaparsan seni bırakıp giderim şeklinde onu bırakıp gitmekle tehdit etmeyin. Bilinçaltında terk edilme, sevilmeme korkusu yaratırsınız. Davranışı yönlendirirken yapılan ilk hata yanlış davranışı görmezlikten gelme, ikinci hata ise ilk çare olarak cezaya başvurmaktır. Tehditle, cezayla ya da bağırıp çağırarak çocuğunuzun olumsuz davranışına o an engel olabilirsiniz ama davranışı ortadan kaldıramazsınız.
  6. Aşağılamak, suçlamak, çocuk adına karar vermek yerine, çocuğu dinleyin. Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, çocuklar hakkında yapılan olumsuz değerlendirmeler çocuğun kendisini değersiz, yetersiz görmesine neden olur. Çocuk konuşmasını bitirinceye kadar dinleyin, sözünü kesmeyin. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurarak konuşun. Dinlendiğini düşünen çocuk kabul edildiğini, kişiliğine saygı duyulduğunu ve sevildiğini düşünür. Kendisi de çevresini etkin dinleme alışkanlığı geliştirir.
  7. Anne ve baba çocuğun sorumluluğunu alması konusunda aynı çizgide davranmalıdır. Bir tarafın dediğine bir tarafın hayır demesi veya farklı yollar izlemesi çocuğun aklını karıştırır. Bu nedenle anne ve babanın işbirliği yapması gerekiyor.
  8. Çocukların izlediği programları takip edin, bu programlar konusunda seçicilik gösterin. Televizyon karşısında kaldıkları süreyi denetleyin. Özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar gördükleri görselliklerden çok daha fazla etkilenirler. İzledikleri görüntüleri doğru-yanlış ayırt etmeksizin kopyalayabilirler ve seyrettikleri olumlu ya da olumsuz davranışları uygulayabilirler. Şiddet, kavga, hiddet içerikli görüntüleri izleyen ya da filmlerdeki, dizilerdeki yüksek sesli sahnelere maruz kalan çocuklar daha sonra kaygı bozuklukları yaşayabiliyor ya da korkuları artabiliyor. Ayrıca uzun süre televizyon karşısında geçirilen vakitler, çocuklarda dil gelişimini olumsuz etkilediği gibi, sosyal anlamda iletişimlerinin zayıflamasına, yaratıcılıklarının azalmasına da sebep olabiliyor.
  9. Yeri geldiğinde çocuklarınızın da düşüncesini sorun. Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. Değerli hisseden çocuk bu değer duygusunu okul çağında ve sonrasında da yaşatır, daha katılımcı, düşüncelerini ve duygularını rahat ifade edebilen bir birey olur.
  10. Sözlerinizle beden dilinizin de birbirine uymasına dikkat edin. Çocuğa doğru model olabilmek için ona söylediğinizi siz de yapın, çelişkili mesajlar vermeyin. İstekleriniz ve kurallarınız açık ve net olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne düşündüğünüzü çocuğa net ve anlaşılabilir şekilde söyleyin. Bir söz verdiğiniz zaman verdiğiniz sözleri tutun.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir