Diş hekimliğinde laser uygulamaları

amerikan-hastanesi-logo

 

Laser diş hekimliğinde kullanılan sayısız araçlardan biridir. Sıkıştırılmış ve yoğun ışın üreten bir ışık kaynağıdır. Laser ışığı doku ile temasa geçtiğinde bir reaksiyon oluşturur . Laser; dokuyu kaldırma, buharlaştırma, şekillendirme özelliğine sahiptir. Diğer tıp dallarında kullanılan lazerlerle ilgili çalışmalar diş hekimliği yönünden de gün geçtikçe artmakta ve teknolojideki değişim ve gelişmeler ışığında büyük bir aşama kaydedilmektedir. Günümüzde farklı dalga boyları bulunan laserlerle bir çok diş tedavisini yapmak mümkündür.

Laser Diş Tedavilerinde Nasıl Kullanılır?
Laser, güncel alternatif tedavi yöntemlerinden birisidir. Diş hekimliğinde sadece diş beyazlatma ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan laser enerjisi, günümüzde daha geniş alanlarda kullanılır hale getirilmiştir. Diş çürüklerinin temizlenmesi, kanal tedavileri, diş dolguları, çene kemiğinde ve dişetlerinde her çeşit cerrahi işlemler, dişetlerinin şekillendirilmesi, estetik diş tedavileri, koyü renkli dişetlerinin renginin açılması( dişeti peelingi) , uçuk ve aft tedavileri laser ile yapılabilmektedir. Laserle yapılan diş beyazlatma işlemleri ise diğer yöntemlere göre daha kısa sürede daha iyi sonuç vermektedir.

Lazer enerjisi ile dişe ait tüm dokularda bulunan çürükler temizlenebilir. Dişe temas edilmeden çalışıldığı için hastada ağrı oluşmaz ve anesteziye gerek kalmaz. Ayrıca lazer enerjisinin özelliğinden dolayı steril bir ortam yaratılır ve daha sonra oluşabilecek çürükler önlenmiş olur. Çürük diş dokusunda daha az enerji ile çalışıldığı için sağlam dokularda bir değişiklik oluşturulmadan, sadece çürük dokuyu temizlemek mümkündür

Estetik protez uygulamalarında, ortodonti sonrası dişeti estetiğinin sağlanmasında lazer ile yapılan dişeti boyu ayarlamalarının çok daha güzel sonuçlar verdiği gerçektir. Lazer ile anestezisiz olarak dişetinin kesilmesinin ve şekillendirilmesinin ardından kanamanın durması ve doku iyileşmesi beklenmeden hertürlü işlem yapılabilir.

Lazer ile yapılan anestezisiz derin dişeti tedavileri çok daha iyi ve hızlı cevap vermektedir. Dişetlerinde pigment artmasına bağlı olarak oluşan koyu lekeler( hiperpigmentasyonlar) klasik yöntemlerle anestezi altında kesi yapılarak tedavi edilir. Lazer ile yapılan depigmentasyon tedavilerinde ise anesteziye gerek kalmadan işlem daha kısa sürede tamamlanır. Hasta işlem sonrasınında hiçbir rahatsızlık, ağrı, şişlik gibi, duymadan yaşantısına devam edebilir.

Ağız içinde normalin dışında oluşan tüm yapılar anestezisiz , dikiş atılmadan çıkarılabilir.

Dil, yanak ve dudak bağlarının konuşmayı engelleyecek ya da diş ayrıklıklarına sebep olacak şekilde fazla bağlı olduğu dumlarda gene kaamasız ve dikişsiz biçimde kesilmesi mümkündür.

Lazerin kanamayı durdurması ve dokuya az hasar vermesi nedeniyle cerrahi operasyonlarda güvenle kullanılır. Lazer desteği ile yapılan cerrahi işlemler sonrasında şişlik, morarma ve ağrı gibi şikayetler görülmez.

Kemik dokusunu ilgilendiren operasyonlar, 20 yaş dişi çekimi için gereken kemik kaldırma işlemleri de lazerle çevre dokulara zarar vermeden yapılabilir.

İmplant aşamalarında yumuşak doku ve kemikte gereken işlemler lazer ile yapılarak iyileşme süresi kısalır.

Kanal tedavisi sırasında kanal dezenfeksiyonu ve sterilizasyonu için lazer kullanımı aşırı enfekte dişlerin hızla iyileşmesini sağlar.

Ağız içi ve çevre yumuşak dokularda görünen aft ve uçukların tedavisinde lazerin kullanımı ile iyileşme süreci kısalmakta ve aynı bölgede tekra görülme olasılığı azalmaktadır.

Lazer destekli diş tedavileri diş hekimi korkusu olan her yaş grubu hastada güvenle kullanılabilir. Özellikle çocuk hastalarda ağrısız bir yöntem olması nedeniyle kullanımı oldukça başarılıdır. Anesteziye karşı allerjisi olanlarda da büyük avantaj sağlamaktadır.

Kısaca özetlersek; laser uygulamaları ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Sert dokuda titreşim yapmaması, küçük müdahelelerde anesteziye gerek duyulmaması, işlem sırasında hassasiyet duyulmaması en büyük avantajlarındandır. Çürük dokuya seçici davranması az madde kaybıyla tedavinin tamamlanmasını sağlar. Cerrahi işlemler veya dolgu işlemleri sorası hastanın ağrı şikayeti olmaması da en önemli avantajlarından sayılabilir.

Lazer cihazının kullanımı sırasında dikkate alınması gereken önemli noktalar vardır. Özellikle lazeri kullanacak olan sağlık personelinin gerekli eğitimi almış olması gerekmektedir. Kullanılacak olan lazerin parametreleri çok iyi bilinmelidir.

Laser kullanımı sırasında laserin dalga boyuna göre mutlaka hem hasta, hem hekim, hem de diş hekimi yardımcısı koruyucu gözlük kullanmalıdır ve laser uygulama odasında mutlaka uyarıcı tabelalar bulunmalıdır.

Kanser Tedavisinde Ağız ve Diş Sağlığı
Kanser tanısı ile tedavi olmaya hazırlanan hastaların bu süreci daha rahat atlatabilmeleri için ağız diş sağlığı ve kanser tedavisi ilişkisinin bilinmesi son derece önemlidir.

Kanser, değişime uğramış hücrenin kontrolsüz çoğalması ile gelişen hastalıkların genel adıdır. Kanser tanısı konulduktan sonra hastalığın tipine ve yerleşimine göre cerrahi, kemoterapi (ilaç tedavisi), radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemik iliği nakli gibi tek veya çoklu tedaviler uygulanır. Bu hastalarda hayati öneme sahip bu tedavilerin aksamaması ve tedavi sürecinde yaşam kalitesini yüksek tutulması için ağız-diş sağlığı çok önemlidir. Kanserli hücre ile mücadelede verilen ilaçlar, uygulanan kemoterapi; bir süreliğine vücut direncini düşürür ve vücut enfeksiyonlara yatkın hale gelir. Onun için ağız ve diş sağlığına ayrı bir önem vermek gerekir. Çürük dişler, dişeti hastalıkları, düzgün tedavi edilmemiş dişler ciddi ağrı ve yaygın iltihaplanmalara yol açabilir; çenelerdeki uzun süreli, düşük seviyeli gizli enfeksiyonlar (kronik enfeksiyonlar) alevlenebilir. Bu tarz istenmeyen durumlar kanser tedavisinin aksamasına ya da zorlu geçmesine sebep olur. İşte bu nedenle tanı konulur konulmaz dişhekimi ile temasa geçilmesi önerilir. Dişhekiminiz, onkoloji doktorunuzun rehberliğinde ağız sağlığınızı tedaviye en uygun hale getirecektir. Aynı zamanda tedavi süreciniz devam ederken kemoterapi ve ışın tedavisi sonucu ağızda beliren şikayetlerinizi gidermeye, ağız-diş sağlığınızı korumaya yardımcı olacaktır. Bu dönemde ağıziçi olumsuzlukların şiddetini azaltmak için, aslında yapmanız gerekenler çok basit işlemlerdir. Bu ağız bakımı kanser tedavisinde de başarının artmasına neden olacaktır. Mesela ağız hijyeni maksimum seviyede olmalı,düzenli olarak dişler günde 3 kez fırçalanmalıdır. Diş fırçalama yumuşak bir fırçayla baskı uygulamadan yapılmalıdır. Ağız karbonatlısu ile çalkalanmalıdır.

Kanser tedavisi sırasında kullanılan takma dişler ve protezlerin temizliği ve bu protezlerin neden olacağı yara ve vurukların önlenmesi de son derece önemlidir. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları ve uygulanan radyoterapi, ağız yaralarına ve iltihaplarına neden olur. Bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonları bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ortaya çıkar. Baş boyun bölgesine uygulanan radyasyon tedavisine bağlı ağız mukozasındaki hücre ölümleri, genellikle tedaviden 5-10 gün sonra başlayıp, 3-4 hafta sonra tamamen iyileşen, ‘mukozit’ denilen küçük ağız yaralarının oluşmasına neden olur.

Işın tükürük kalite ve miktarında azalmaya yol açar. Tükürük akışının azalmasıyla beraber, tükürüğün çürük önleyici etkisi azalır, ağzı ve dişleri temizleme fonksiyonu azalır, çürük oluşumu artar. Yutma, çiğneme ve konuşma fonksiyonlarında zorlanma olur.Tat alma duyusu değişebilir. İşte kemoterapi ve radyoterapi sırasında oluşacak ağız kuruluğunu önlemek için tükürük akışını hızlandıran bazı preparatlar kullanılır, sıvı tüketimi arttılır. Çürük oluşumunu engellemek için yoğun topikal flour uygulamaları yapılır.

Tedavilerin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi ve hasta işbirliğinin korunması için kanser tedavisi öncesi diş hekiminin koruyucu diş tedavilerini uygulaması, gereken diş tedavilerini yapması sonraki süreçte ortaya çıkabilecek sorunları önlemek açısından son derece önemlidir. Tedavi sırasında yapılması gereken acil tedaviler ise onkolog doktorun izin verdiği ölçüde yapılabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir